Kartalkaya'da meydana gelen yangın faciası, 2022 yılının yaz aylarını kara bir güne dönüştürmüş, birçok ailenin hayatını altüst etmiştir. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, faciada kaybedilen yakınlarını yitirmenin acısı hala tazeliğini koruyor. Yangın, sadece fiziksel değil, duygusal yaralar açan, derin izler bırakan bir felaket olarak hafızalara kazındı. Yaşananlar, afet sonrası hazırlıklar ve insan hayatının değerini bir kez daha sorgulatıyor. Özellikle, "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" diyen bir babanın acısı, herkesin kalbinde derin bir iz bıraktı.
2022’nin sıcak yaz günlerinde başlayan yangınlar, bir anda büyüyerek bölgedeki ormanlık alanları yerle bir etmiş, birçok yaşamı da sonlandırmıştır. Kartalkaya’da meydana gelen bu felaket, yalnızca doğaya değil, o bölgede yaşayan insanlara da derin yaralar açmıştır. Yangının başladığı gün, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Tüm müdahalelere rağmen, 30’dan fazla can kaybı yaşanmış ve binlerce hektar ormanlık alan yok olmuştur. Yangın sonrası yapılan açıklamalarda, bölge halkının yaşadığı travmanın boyutları gözler önüne serildi. Yangın, özellikle yerel ekonomiyi de olumsuz etkileyerek, tarım ve turizm sektöründe büyük kayıplara yol açtı.
Yangın faciasının üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen, geride bıraktığı acılar hala dinmedi. Birçok aile, kaybettikleri sevdiklerinin yokluğu ile yüzleşmekte zorlanıyor. Özellikle, kızını kaybeden bir babanın, “Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım” sözleri, bu acının ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor. Her yıl düzenlenen anma etkinlikleri, hem kayıpları anmak hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Yerel sivil toplum kuruluşları ve gönüllü gruplar, felaketten etkilenen ailelere yardımcı olmak için çeşitli kampanyalar düzenliyor. Ayrıca, yangın sonrası alınan önlemler ve yapılan iyileştirmelerin, gelecekte benzer felaketlerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.
Kartalkaya yangın faciası, göstermiştir ki derin acılar, yalnızca bireylerin değil, tüm toplumsal yapının ortak acısıdır. Yangının ardından, bölgede yapılan çalışmalar, sadece otopsi ve temizlik değil, aynı zamanda psikolojik destek hizmetleri de sunarak, insanların bu travmayı atlatmalarına yardımcı olmak için bir ışık olmuştur. İşte tüm bu unsurlar, bir yılın ardından bile unutulmayacak hatıraların bir parçası olarak kalacaktır.
Bölgedeki iyileşme süreci elbette zaman alacak; ancak toplumsal destek ve dayanışmayla insanların acıları her geçen gün hafifleyecek. Kartalkaya yangın felaketi, sadece bir doğa olayı değil, insana dair tüm değerleri sorgulatan bir ders niteliği taşımaktadır. Bizler için, hayatın ne kadar değerli olduğu ve sevdiklerimizin kalbimizdeki yerinin ne denli önemli olduğu, bu tür felaketler sayesinde daha iyi anlaşılıyor. Dolayısıyla, yaralar sarılmadan, unutmamak gereken bir gerçek var; hayat devam ediyor ancak bu acılar asla unutulmayacak.